Öksürük, akciğeri enfeksiyonlardan koruyan, zararlı maddelerin ve mukusun atılmasını sağlayan doğal savunma mekanizmalarından birisidir. Havayollarındaki yabancı maddeleri temizlemeye yönelik, ani bir patlama manevrasıdır. Hapşırma ya da göz kırpma gibi diğer reflekslere benzer bir şekilde öksürük de insan vücudunu, özellikle solunum yolunu ve akciğerleri tahriş eden aşırı balgam, mikroplar ya da toz gibi maddelere karşı korumaya ve temizlemeye otomatik olarak yardımcı olur. 

Üç aşamada gerçekleşen öksürük mekanizmasında ilk olarak toz tahriş edici ajanlar solunum yollarına girdiğinde, beyne mesaj gönderen sinirleri uyarır ve merkezi sinir sistemi bu ajanların varlığından haberdar edilir. İkinci aşamada uyarıyı alan beyin, göğüs ve karın kaslarına ilgili maddeyi uzaklaştırması için emir verir. Son olarak üçüncü aşamada kaslar kasılarak akciğerlerdeki havayı öksürük yolu ile ani bir şekilde dışarı atar. 

Bir savunma mekanizması olan öksürük, niteliğine göre kuru (non-prodüktif) yani balgam ve mukusun eşlik etmediği tip ve balgamlı (prodüktif) olmak üzere değerlendirilir. Devam etme süresine göre ise öksürüğü akut, sub-akut ve kronik öksürük olarak sınıflandırmak mümkündür.

Öksürmek pek çok farklı nedeni olabilen ve son derece yaygın görülen bir semptomdur. Çoğu zaman ciddi bir hastalığın habercisi olmamakla birlikte, şiddetli ve geçmeyen öksürük durumlarında mutlaka bir doktora danışmak gerekmektedir.